BURADASINIZ:
ANA SAYFA

Şehir Hastaneleri, Sağlık Turizmi ve Kamu Özel İşbirliği Sempozyumu

GÜNCELLENME TARİHİ : 03/04/2017
REED TÜYAP, Sağlık Yönetimi ve Eğitimi Derneği (SAYED) ve Kamu ve Özel Ortaklığı Derneği işbirliğiyle düzenlenen ‘Şehir Hastaneleri, Sağlık Turizmi ve Kamu Özel İşbirliği’ konulu sempozyum dünyadan ve Türkiye’den yüzlerce sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. Sempozyumun ilk gününde Türkiye’de sağlık turizminin tüm detayları masaya yatırıldı.

Panel açılış konuşması Sağlık Bakanlığı Müsteşarımız Prof. Dr. Eyüp Gümüş, oturum moderatörlüğü ise Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Vekili Dr. Ertuğrul Eğin tarafından yapıldı. Sağlık Bakanlığı Turizm Daire Başkanlığı Birim Sorumlusu Uzm. Dr. Hüsrev Diktaş, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Yıldırım ve T.K.H.K Tıbbi Hizmetler Kurum Başkanı Uzm. Dr. Murat Parpucu’nun konuşmacı olarak yer aldığı panelde, sağlık turizmindeki gelişmeler konuşuldu.

Son 14 yılda Türkiye’nin sağlık reformu çerçevesinde önemli işlere imza attığını belirten Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, uluslararası klinikler dizayn ederek sağlık turizminin de güçlendirilmekte olduğunu; halihazırda yurt dışından gelen kayıtlı hasta sayısı 400bin civarındayken gerçek rakamın 700bin civarında olduğunun tahmin edildiğini ifade etti. 

Panelin bir diğer konuşmacısı olan Sağlık Bakanlığı Turizm Daire Başkanlığı Birim Sorumlusu Uzm. Dr. Hüsrev Diktaş ise, sağlık turizminde Türkiye’nin yerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesinde 1,5 milyar insana ulaşabildiğinin altını çizen Diktaş, “Türkiye sağlık turizminde kaliteli ve ucuz sağlık hizmetini; kısa bekleme süresini yeni ve gelişmiş tıbbi teknoloji ve cihazlarla buluşturarak yeni nesil şehir hastanelerinde misafirlerine sunuyor. 1 saatlik uçuş mesafesinde 12’den fazla ülkeye, 4 saatlik uçuş mesafesinde 57 ülkeye ve toplamda 1,5 milyar insana ulaşabilen Türkiye, sağlık turizminde bölgesinin en önemli gücü. Çünkü biz, 10’uncu Kalkınma Planı doğrultusunda ülkemizin, dünyanın ilk 5 ülkesi arasında yer alması için tüm gücümüzle çalışıyor, projeler geliştiriyoruz. Çağrı merkezimiz sayesinde hastalarımızla İngilizce, Arapça, Rusça, Almanca, Fransızca ve Farsça dillerine iletişime geçebiliyor, şikayetlerin alınması ve yönetilmesi için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Ayrıca, hasta-doktor randevularında talep edildiği taktirde tercümanlık hizmetleri veriyoruz. Türkiye olarak 2023 hedefimiz çok net. Tüm alanlarda ülkemizi daha yukarıya çıkarmak. Dolayısıyla sağlık turizminde genel hedeflerimiz; Türkiye’nin sağlık turizminden aldığı payı yükseltmek, sağlık turizmi ihtiyaçlarına konforlu, güvenilir ve planlı bir entegre çözüm üretebilmek ve Türkiye’yi sağlık turizmi alanında bir marka haline getirebilmek. 2023 hedefimiz ise; 2.000.000 sağlık turistine ülkemizde sağlık hizmeti sunmak, 20 milyar dolar sağlık turizmi geliri elde etmek ve sağlık turizminde dünyanın ilk 2 ülkesi arasında yer almaktır” diye açıkladı.

Panelin bir diğer konuşmacısı olan T.K.H.K Tıbbi Hizmetler Kurum Başkanı Uzm. Dr. Murat Parpucu da Türkiye’nin Termal Sağlık Turizmi, Medikal Turizm, Yaşlı Turizmi ve Engelli Turizmi alanında hizmet sunan nadir ülkelerden biri olduğunun altını çizdi. Tedavi amaçlı sağlık turizminin nedenlerini sunumunda anlatan Parpucu, hastaların başka bir ülkede, kendi ülkesinde bulunan sağlık hizmetlerinden daha kaliteli bir hizmet almak istediği için farklı ülkelere yöneldiğini belirtti. Türkiye’nin Sağlık Turizmi açısından avantajlı konumda olduğunu söyleyen Parpucu, Türkiye’nin ekonomik fiyatla üst düzey hizmet verdiğini söyledi.

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Yıldırım ise Türkiye’deki hastanelerin alt-yapılarının ve donanımlarının yüksek kalitede olmasının yanı sıra hekimlerin ve hizmet sunucularının eğitim ve deneyim düzeyinin yüksek standartlarda olduğunu belirtti. Türkiye’nin diğer ülkelere göre sunduğu fiyat avantajıyla pazarda ayrıştığını aktaran Yıldırım, Türkiye’nin sağlık turizmi kapsamında kaplıca, iklim, mağara, deniz, şifalı bitki ve diğer doğal tedavi yöntemlerinin en iyi uygulanabileceği zengin bir potansiyele sahip olduğunu aktardı. Türkiye’nin Uluslararası JCI Akredite Kuruluşuna akredite olmuş hastane sayısı (41 adet) ile dünyada birinci olduğunu söyleyen Yıldırım, Türkiye’nin termal kaynak ve jeotermal alanların çokluğu bakımından Avrupa ülkeleri içinde 1. sırada, dünyada ise 7’inci sırada olduğunun altını çizdi.